Mandalina Şenliği’nde yaptığı konuşmanın tam metni

Bugün, geçen gün,  Paris’te yaşanan büyük acıyı içimizde hissediyoruz, hergün Anadolu’nun farklı yerlerinden gelen şehit haberleri içimizi acıtmaya devam ediyor. Yaşamını kaybedenlere Allahtan rahmet yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyoruz.
Bu terör saldırıları hiç kimseye emniyette olmadığı duygusunu yaşatmak istiyor ve en önemlisi korku dağları yaratıyor.
Oysa korkuyla hiçbir şey yapamazsınız.
Korkarsanız, hiçbir şey yapmamanızı isteyenleri memnun edersiniz.
Biz korkmuyoruz ve bizi korkutmak isteyenlere inat bu etkinliği düzenliyoruz.
Bu çağ artık, namuslu,  dürüst, çalışkan vizyon sahibi olmanın yetmediği bir çağ. Cesur olmak da gerekiyor.
Bizim korkacak bir şeyimiz yok. Olanca enerjimiz, olanca gücümüzle hizmet üretmeye, vatandaşlarımızın hakkettikleri yaşam düzeyine kavuşmaları için çalışmaya devam edeceğiz.
Fakat değerli konuklar bizi yalnız bırakmayın. Bizim en büyük gücümüz sizlersiniz.
Hayat devam ediyor ve edecek. Bütün olumsuzluklara inat hayata sarılacağız ve hayatın dayattığı koşulları iyileştirmek için mücadele etmeyi sürdüreceğiz.
Dilerim bizden sonra geleceklerde  bu görevleri yaparken cesaret aranmaz.
Dilerim bu acılar tarihin tozlu sayfalarında kalır ve her biri mandalina çiçeği çocuklarımız bu toplum için fedai değil fayda yaratan mucizelere dönüşür.
Evet bugün o mandalina çiçekleri meyvelere dönüştü ve her yıl olduğu gibi bize de şenliğini yapmak düştü.
Seferihisar bildiğiniz gibi bir büyük mandalina bahçesi ve ürünün değerini arttırmak, üreticinin cebine giren parayı büyütmek için durmaksızın çalışıyoruz. Önce Mandalina Üretici Birliğini kurduk. Ardından, işleme paketleme tesisi satın aldık ve Birliğe devrettik. Ürünü işlemeye başladık. Sadece dalından koparılıp satılan bir ürün olmaktan çıkartmak, rekabet gücünü arttırmak, raf ömrünü uzatmak ve katma değerini büyütmek için yan ürünlerini geliştirmeye başladık. Bu sezon, mandalinamızı  kurutmaya başlıyoruz. Yine bu sezon, Seferihisar’ın en büyük ihtiyaçlarından birini, soğuk hava deposunu faaliyete geçireceğiz.
Kısaca, ürünün kalitesini arttırmaya, değerini yükseltmeye devam edeceğiz.
Ama bunun için mandalina bahçelerini korumamız, betona feda etmememiz gerek.
İnsanlık önümüzdeki yıllarda büyük bir gıda krizi ile karşı karşıya kalacak. Bu krizi en az hasarla atlatacak olanlar tarım topraklarını koruyabilenler, tarımsal ürünlerine sahip çıkabilenler olacak.
O nedenle sadece mandalinamıza değil, zeytinimize, asmamıza, enginarımıza da sahip çıkmalıyız.
İmar hakkı için bahçelerini yok edenleri gördükçe içimiz yanıyor, çünkü bu toprakların, iklimin, coğrafyanın bize sunduğu bereketin kıymetini bilmeyenler sadece atalarımıza değil, bizden sonra gelecek kuşaklara da en büyük ihaneti yapıyorlar.
Doğayla uyum içinde, ona saygı göstererek yaşamı sürdürmenin yolu onun bize sunduğu kıymetlerin değerini bilmekten, kaynaklarımızı, doğal zenginliklerimizi, toprağımızı, suyumuzu korumaktan geçiyor. Doğa, uğradığı tahribatın bedelini her daim ödetmiştir. Dinozorları yok eden bu haşmetli güç, bizim sonumuzu neden getirmesin ki.?
Bu sondan uzak durmak için, iki şeye ihtiyacımız var.

1) Bilime sarılmak zorundayız.
2) Birbirimize sarılmak zorundayız.
İnsanoğlu Afrika’dan çıkıp, dünyayı fethetti. İlk insanlar grup halinde, kabilelerle yaşıyorlardı. Ancak içinde bulunduğumuz çağ, bireycidir ve bütün halinde düşünmeyi engeller. Mesele bireyselliği aşabilmektedir. Eğer bunu yapamazsak kurduğumuz medeniyet bizi yoksullaştıracak. Bireyselliği aşmanın yolu, ortak menfaatlerimizin  farkına varmakla  başlıyor. Siyaset, etnik kimlik, farklı inanç, farklı düşünceler ayrıştırıcıyken, ekonomi, ticaret, üretim, güvenlik, barış birleştiricidir. İşte bu değerlerin farkına varmalı, gücümüzü birleştirmeli, birarada barış içinde yaşamanın olağanüstü gücünü hayatımızın her anında hissetmeliyiz.
Değerli konuklar, mandalina üreticileri için sürpriz bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum:
Geçen yıl ilk kez Almanya’ya iki tır mandalina ihraç ettik. Bu sene Hollanda’ya, ayın 21’inden itibaren, her biri 21 tonluk, 10 tır yolcu edeceğiz. Şu maketi sizlere göstermek istiyorum. Bu paketin bir yüzünde I Love Seferihisar, diğer yüzünde Hollanda’nın PEC Zwolle takımının logosu var, onun yanında Mc Donald’s logosu var. I love Seferihisar’ın altında Türkiye-İzmir ve Seferihisar Mandalina Birliği logosu var. Bu kutuların binlercesi, Hollanda’da statlarda dağıtılacak. Ayrıca Mc Donald’s markasının satış noktalarında binlerce kişiye Seferihisar mandalinası dağıtılacak. Kulüp bundan gelir elde edecek. Böylece 100 bin Euro’ya eşdeğer reklam ücretsiz yapılacak. Bu daha başlangıç, seneye 5 bin ton göndereceğiz. Seferihisar’da mandalinanın hak ettiği yeri bulması için sonuna kadar çalışmaya devam edeceğiz.
Karnımızın doyduğu, atalarımızın  mirası bu olağanüstü güzel topraklarda ortak paydalarımızın daha çok kıymetinin bilineceği günlerde, cesarete ihtiyaç duymadan el ele, mutluluk içinde yaşayacağımız günler dileyerek,  bugün yanımızda olan herkese, hepinize en içten selam sevgi ve saygılarımı sunuyorum.